John Lee Hooker, geleneksel 12 bar blues formunun katı yapısına bağlı kalmadan, kendi iç ritmine göre uzayıp kısalan, tekrarlayan ve hipnotik bir boogie groove’u temel alan özgün bir tarz geliştirdi.
“Boogie Chillen” gibi kayıtlarında duyulan bu yaklaşım, genellikle tek bir akor üzerinde uzun süre kalarak, ritmik vurgu ve ses tonuyla gerilim yaratmaya dayanır; bu, standart blues formundan bilinçli bir sapmaydı.
Hooker’ın ayağıyla vurduğu ritim ve konuşur gibi vokal tarzı, gitar çalımıyla o kadar iç içe geçmiştir ki, performansları neredeyse tek bir bütünleşik enstrüman gibi algılanır.
Bu hipnotik, tekrarlayan yaklaşım, sonraki dönem rock gruplarını -özellikle The Rolling Stones ve The Doors gibi isimleri- doğrudan etkiledi; boogie ritminin rock’n’roll’a taşınmasında Hooker’ın payı büyüktür.
Derslerimizde ritim ve groove kavramını anlatırken Hooker’ı örnek gösteririz: bir müzik parçasının etkileyiciliğinin her zaman karmaşık akor değişimlerinden değil, güçlü ve tutarlı bir groove’dan da gelebileceğini vurgularız.