Otis Rush solaktır ve çoğu solak gitaristin aksine gitarı sağ el için üretilmiş hâliyle değil, tamamen ters çevirip yeniden tellendirerek çalar; bu düzende kalın Mi teli üstte değil altta yer alır, standart bir sağ elli gitarın ayna görüntüsü gibi bir konfigürasyon oluşur.
Bu alışılmadık düzen, Rush’a notaları bükme (bending) konusunda diğer gitaristlerden farklı bir fiziksel avantaj sağladı; küçük parmağını genellikle kalın telin altına yerleştirerek uzun ve güçlü bükmeler gerçekleştirebiliyordu.
Magic Sam ve Buddy Guy ile birlikte anılan Rush’ın sesi, “West Side Chicago blues” olarak adlandırılan, yavaş yanan ve uzun bükülmüş notalara dayanan bir tarzın öncü örneklerinden biri oldu.
Bu tarz, Michael Bloomfield ve Eric Clapton gibi 1960’ların İngiliz ve Amerikan blues-rock gitaristlerini doğrudan etkiledi; Rush’ın duygusal yoğunluğu yüksek, yavaş tempolu blues parçaları, blues-rock’ın gelişiminde önemli bir referans noktası oldu.
Derslerimizde standart olmayan teknik yaklaşımların da güçlü bir müzikal kimlik yaratabileceğini anlatırken Rush’ı örnek gösteririz: bir “kısıtlamanın”, doğru yaklaşımla nasıl özgün bir avantaja dönüşebileceğini inceleriz.